osman tuncay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osman tuncay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2011 Salı

Nazım Hikmet Ran

Üzülme!..


Dert etme can!..

Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, ...yürüyebiliyorsan......

Ne mutlu sana!..

...Elinde olmayanları söyleme bana...

......Elinde olanlardan bahset can!…

20 Ekim 2011 Perşembe

Kaybettiklerimizden Geriye Kalanlar

İnsanoğlu bir gün;

Virgülü kaybetti:
Söyledikleri birbirine karıştı.

... Noktayı kaybetti:
Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları.

Ünlem işaretini kaybetti bir günde:
Sevincini, öfkesini, bütün duygularını kaybetti.

15 Ekim 2011 Cumartesi

ÖKÜZLÜĞÜN ALEMİ YOK!!

Ormanın birinde Aslanlar toplanmış. "yahu" demişler, "hesapta kralız, açlıktan öleceğiz birader ....


Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor;

Fillere saldırsak, fazla büyük...

Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor,

Ee balık yakalayacak halimiz de yok...

N'aapsak? "

14 Ekim 2011 Cuma

BAKIŞ AÇISI...

Bir araştırma için bir araya gelen fizikçi, kimyager, matematikçi ve tarihçi açık bir arazide araştırma yapmaktadır.


Aniden bastıran yağmurdan korunmak için bir köylünün barınağına sığınırlar. Köylü bir şeyler ikram edebilmek için dışarıya çıkar.

...

İçerideki herkesin bir şey dikkatini çeker. Soba yerden 1 metre yüksekte ve altında taş kalıplar bulunmaktadır.

12 Ekim 2011 Çarşamba

Çok hızlı gidiyoruz. Ruhlarımız geride kalıyor.

Bir zamanlar Afrika'da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkarlar. Kafile zor tabiat koşullarında, balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam eder. Fakat günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden dururlar.

8 Temmuz 2011 Cuma

MEVSİM BAHAR..


İçimde derin bir boşluk,

Seni düşünüyorum…

Eski resimlere bakıyorum şuan,

Gülüşünü canlandırıyorum gözümde,

Eski yıllardan hatırladığım birkaç satır geliyor aklıma.

Bir makalede okuduğum,

"Hayat nedir?" diye soran ve "bahar mevsiminde liseli bir sevgilin olacak

El ele tutuşup kırlarda dolaşacaksın işte hayat budur"

diye devam eden…

Bir sargı beziyle kapatılabilir mi yürekteki yaralar?… Ya da Ağrı kesiciler dindirir mi yürekteki acıları…

Bir sargı beziyle kapatılabilir mi yürekteki yaralar?…
Ya da Ağrı kesiciler dindirir mi yürekteki acıları…

7 Temmuz 2011 Perşembe

Herkes seni İHANETİNLE anacak...


kalemimle seni ölümsüzleştiriyorum sevgili...
yüzyıllar boyu herkes seni okuyacak,
milyarlarca kişi seni bilecek, tanıyacak,
ama herkes seni İHANETİNLE anacak...

Kavuşamayız, Kavuşmamalıyız...


hayır sevgili geri dönemezsin,
biz ayrıldık, kavuşamayız.
kavuşmamalıyız...
eğer ki biz kavuşursak bunca ayrılık mısrasına ihanet etmiş olmaz mıyız?...

1 Temmuz 2011 Cuma

Acaba demokrasiyi istemek az bir şey mi?


Bir milletvekillinin vekilliğinin alınıp başka birine verilmesi ne kadar hukuki açıdan bir kılıfa sokulmaya çalışılsa da siyasi yönden bunun hiçbir şekilde açıklaması olamaz.
                        
                                   *          *          *         

Hukuk terörü,
Siyasi terör,
Sivil terör,
Pkk terörü,
Devlet terörü,
Herkes kendi menfaatlerine uygun bir isim uydurmaya çalışsa da, isim konusunda bir mutabakat sağlanamamış olsa da, herkesin hemfikir olduğu konu ortada bir terör olayının olduğudur. Ne kadar isim konusunda bir anlaşmaya varılamamışsa da ortada madem ki bir terör olayı olduğu konusunda ortak bir fikir var, ismi ne olursa olsun buna dur denilmelidir.

                                     *          *          *

Anlaşılacağı üzere demokrasi halkın değil çoğunluğun sesiydi. Örneğin 49 kişilik bir grupta iki başkan adayı varsa biri 25 oy alsa diğeri 24 oy alarak seçimi kaybetmiş olacak ve ona oy veren 24 kişinin iradesi de mecburi olarak diğerlerinin tercihi yönünde olacaktı. Ancak yeni geliştirilen demokrasi anlayışı ne yazık ki ortaya değişik sonuçlar çıkarabilmektedir.

Artık kafalar karışmış durumda acaba diğeri demokrasi değil de çoğunluk sistemi miydi?
Demokrasi denilen şey acaba bu mudur?

Gerçek demokrasi, gerçek adalet sistemi neyse onun uygulanmasını istiyoruz.

Aslında çok şey istemiyoruz.

Ama

Acaba demokrasiyi istemek az bir şey mi?

5 Haziran 2011 Pazar

Aman AKP'ye Bulaşmayın çarpılırsınız! :)))

Chp Mitinginde Ak`a Kara derken yere yapıştı!

CHP istanbul mitingi Kazlıçeşme'de gerçekleştirildi.
Kılıçdaroğlu çıkmadan önce sahne kalabalığı coşturmak için bazı şarkıcılar sahne aldı.
Moğollor, Berk, Bendeniz'in yanısıra türkücü Nilüfer Sarıtaş da sahnedeydi.
Ak dediler kara çıktı diye türküsünü söyleydiği sırada beklenmedik bir şekilde yere kapaklandı. Türküsünü söylerken düşen Sarıtaş neye uğradığını şaşırdı.
Sonra bozuntuya vermeden playback'ine devam etti.


Kaynak:www.bolgeselhaber.com

Git!



Git! ne olursun git!
Git arkanı dönmeden...
Ne olur!...
Görmeyeyim üzüldüğünü,
Görmeyeyim gözlerini,
Ne olur git!
Ama arkanı dönmeden...

2 Haziran 2011 Perşembe

Kandiliniz Kutlu Olsun


bu gece bütün istediklerinizi yürekten isteyin,
bütün dilekleriniz tekrardan dile gelsin.
bu gece dileklerin kabul edildiği gecedir.

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Nedeni Bilinmeyen Bir Hasret


Her karanlık çöktüğünde bir hasret sarar benliğimi…
 Nedenini bende bilmiyorum.
Senin yokluğun desem yalan olur, varlığın desem yine yalan sevgili!...
Çünkü yıllar önce sen yoktun bu hasrette yoktu,
Şimdi de sen yanımdayken bu hasret kalmıyor sevgili…

27 Mayıs 2011 Cuma

Pes Dedirten Hayaller


bütün parti başkanları bir gün aynı yerde ve aynı saatle miting vereceğini duyursa,

Oraya giden değişik parti mensupları birbirlerine şaşkın bakışlarla bakarken,

Bütün parti başkanları beraber miting alanına girip birbirlerinin ellerinden tutup hep beraber ellerini havaya kaldırsa,

Biri çıksa diğer parti başkanının gizli çekilmiş bir insanlık simgesi olan videosunu dev ekranda yayınlasa,

Başka bir parti başkanı onu işaret edip,

İşte bu kardeşimiz falan şehirde falan hizmeti yapmıştır dese,

Birbirlerini ihalelere fesat karıştırdıkları gerekçesiyle eleştirmeseler,

Hangimize oy verecekseniz "ha sağ cebine koymuşsun, ha sol cebine" fark etmez deseler,

Belki fikirlerimiz ayrıdır

Belki düşüncelerimiz de ayrıdır

Ama bizim amacımız aynıdır

Bir bu ülke için çalışıyoruz deseler

Bu ülkenin refahını, mutluluğunu, barış ortamını oluşturmak bizim ortak amacımız deseler.

Biz hepimiz sizin için hizmet etmeye söz vermişiz deseler.

El ele tutuşup tekrardan milleti selamlasalar,

Bir kardeşlik örneği sergileseler…



Gerçekten Hayalperest olmak güzel de, bu sefer abartım galiba :))

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Birbirimizden Saklamaya Çalıştığımız Sır



Üç gündür çok yoğun bir iş temposundayım. Dün akşam saat 3 te uyudum bu sabah 7:30 da kalkıp gene işe koyuldum. Şimdi düşünülemeyecek kadar yorgun bi haldeyim. Her yerim sızlıyor üstelik gözlerimi açık tutmak için de büyük bir enerji harcıyorum. Şuan ölümü bile düşünüyorum sağa sola bakacak halim yok. Bilmiyorum, ölsem mi yoksa yaşamaya devam etsem mi diye düşünmeden edemiyorum.  hemen kendimi yatağa bırakıp yatmak istiyorum. Aslında bunu yapmam için önümde hiçbir engel yok gibi ama yapamıyorum. Çünkü konuşmam gereken biri var. Aslında söyleyeceklerim belki de onun için o kadar da önemli değil ama benim için çok önemli. bu akşam söylemem gerekiyor. Sadece bir çift söz. Evet belki de düşündüğün gibi ona seni seviyorum demek istiyorum ama bunu yapamıyorum. Gerçi o da onu ne kadar sevdiğimi biliyor ama bunu aramızda sır olarak saklıyoruz. Sadece ikimizin bildiği ve ikimizin de birbirimizin bildiğini bildiği halde birbirimizden saklamaya çalıştığımız bir sır. Madem ki ona seni seviyorum diyemiyorum onun yerine iyi akşamlar deyip yatmayı düşünüyorum. Ama ne aksilikse 3 saatten fazla bi süredir hem face hesabımı hemde msn adresimi açık bırakmama rağmen bi türlü gelmiyor. Şimdi bu yorgun halimle düşünüyorum da acaba kim sadece iyi geceler demek için birini bu kadar bekler? Evet inanıyorum ki böyle yapan sadece ben değilimdir. Buna eminim.

10 Mayıs 2011 Salı

8,5 Milyar Dolarlık Hamle

ABD’li yazılım şirketi Microsoft, internet üzerinden sesli ve görüntülü görüşme servisi sağlayan Skype’yi 8,5 milyar dolara satın alma konusunda anlaştı.
Anlaşmanın gerçekleşmesi halinde Microsoft, 36 yıllık tarihindeki en büyük satın almayı yapmış olacak. İnternet dünyasında büyük bir sıçrama yapmak isteyen Microsoft, Skype’yi satın almakla değerli bir enstrümana sahip olacak.
Skype’nin dünya genelinde 663 milyon kullanıcısı bulunuyor. Kullanıcılar, geçen yıl 207 milyar dakika görüntülü ve sesli görüşme yaptığı belirtiliyor.

kaynak: Profesyonel blog sayfası

30 Nisan 2011 Cumartesi

Olsun istersin…

Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
İştir; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.
———-
Can YÜCEL

7 Nisan 2011 Perşembe

Ne olacak bu halimiz…2

Dedim ki ölürken kendimi senin kullarına bırakabilir miyim?
Niye? Benim kullarımda mı can vermek istiyorsun?
Hayır! kendimi bırakırken kapamı senin kafana çarpmaya çalışacağım. Belki beyin kanamasından sende ölürsün…
Bu dünyada kavuşamadık bari öbür dünyada kavuşalım diyorsun yani.
Evet! bak sana kavuşmak için cinayet işlemeye bile razıyım…
Çok bencilsin dedi ve yine çekip gitti…



o.tuncay191@hotmail.com

ne olacak bu halimiz...

Dedi ki: biz beraber olamayız.
Niye? Dedim.
Çünkü sen ateşsin, ben barut.
Demek ki bensiz bir hiç olduğunun farkındasın, dedim.
Gene her zaman yaptığını yaptı.
Arkasını dönüp gitti…


o.tuncay191@hotmail.com